Son Dakika Haberler

BÜLENT ÇİTGEZ’DEN SAĞLIKLI TEDAVİ TAVSİYELERİ

BÜLENT ÇİTGEZ’DEN SAĞLIKLI TEDAVİ TAVSİYELERİ
Okunma : 83 views Yorum Yap

 

Cihat DÜNDAR, Prof. Dr. Bülent Çitgez ile sizin için konuştu. Meme kanserinde erken teşhis ve meme kanseri hastalarının teşhisden tedaviye kadar olan psikolojilerini konuştuk. Bilgi ve öneri dolu keyifli röportajımız şimdi sizlerle.

Öncelikle sizi tanımak isteriz. Prof. Dr. Bülent Çitgez kimdir?

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum. Uzmanlık eğitimimi Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğit. Ve Arş. Hastanesi’nde tamamladım. Yirmi senelik kamu hizmetimden sonra Memorial Sağlık grubuna geçtim. Halen Ataşehir Memorial ve Bahçelievler Hizmet Memorial Hastanesinde Meme ve Endokrin Cerrahisi Bölümü’nde görev yapmaktayım. Aynı zamanda Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim üyesiyim.

 

Meme kanserinde erken teşhis çok önemli, erken teşhis için alınması gereken öncelikli önlemler nelerdir?

Meme kanseri, hala dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Bu kadar yüksek oranda görülmesine rağmen halen kadınlarımız bunu ihmal etmektedir ve kadınların korkulu rüyası olmaya devam etmektedir.

Ülkemizde her yıl yaklaşık olarak 25000 yeni meme kanseri tanısı konmaktadır ve kadınlarda en sık görülen ve en sık ölüme neden olan kanser türü olmaya devam etmektedir.

Meme kanserinde önemli olan nokta erken teşhistir. Erken teşhis durumunda sağkalım oranları %90-95 kadar çıkabilmektedir.

Erken teşhis için ayda bir kendi kendine muayane ve yıllık mammografileri yapmak gerekmektedir.Memede kanserin habercisi olabilecek belirtileri şöyle sıralıyor: ‘İçe çekilme, erozyon ülser, kızarıklık, kanlı meme başı akıntısı, memede bir bölgede sertleşme, çukurlaşma, yumru, ele gelen kitle, damarlarda belirginleşme, meme ucunda çekilme, asimetri, portakal kabuğu görünüm, bir memede aşırı büyüme, kolda anormal şişme belirtileri.’

KANSER PSİKOLOJİSİ DAHA ÇOK HASTA EDİYOR!

Meme kanserini sadece fiziksel değil aynı zamanda ruhsal bir süreç olarak tanımlamalıyız. Çünkü hasta yalnızca fiziksel problemlerle değil aynı anda ruhsal duygu ve durum değişiklikleriyle de savaşır.

Hastanın psikolojisini etkileyen en önemli faktör, hastalık hakkında yeteri kadar bilgiye sahip olmama korkusudur. Hasta bu durumda kendini çaresiz ve kapana kısılmış gibi hissedebilir. Bu sebeple elimden geldiğince meme kanseriyle ilgili hastalarımı bilgilendirmeyi amaçlıyorum.

Bu süreçte önemli olan noktalar;

Hastanın pozitif düşünmesi,

Hekimine güvenmesi,

Hastalığı yeneceğine inanması,

Kanseri sürekli hatırlatmadan kaçınmak,

Acıma tavırlarından uzaklaşmak,

Hekimle doğru iletişim,

Duyguları özgürce paylaşmak

Hasta ve çevre arasındaki empati gelişimi.

Hastanın psikolojisinde en büyük görev hekiminden sonra aile ve çevresine düşüyor. Eğer olumlu tavırlar sergilenir, hastayla empati duygusu geliştirilirse hastada olumlu bakış açısı oluşabilir.

Bildiğimiz üzere olumlu düşünmek birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Bu süreci geçiren yakınlarınıza en büyük destek sizsiniz!